Giriş Registration
Kitap Adı: Bin Beyaz Turna
Yazar Adı: Kavabata Yasunari
Ekleyen: dipnotkitap.net
Yayın Evi: Doğan Kitap
Sayfası: 132
Orjinal Adı: Senbazuru
Çevirmen: Ahmet Arpad
Baskı Tarihi: 1968
Fiyatı:
LoadingOkunacak Kitaplar Listesine Ekle
Bin Beyaz Turna – Kavabata Yasunari

Kaderin Döngüsü

Japon geleneğine göre bir fincan çay, evsahibi ile konuklarının ruhsal bir birliktelik ile evrendeki uyumu hissetmek için paylaştıkları barış dolu bir başlangıç olarak kabul ediliyor. Japon Çay Seromonisi geleneksel Japon felsefesini ve estetik ögelerini dört ana prensip çerçevesinde sergiliyor – uyum (insan ve doğa ilişkisinde), saygı, arılık ve huzur . Çay seromonisi özel konuklar onuruna, ya da kiraz ağaçlarının çiçek açması, baharın gelişi, dolunayı birlikte seyretmek gibi olaylar nedeniyle, ya da sadece dostlluğu kutlamak için düzenlenebiliyor. Seremoni ruhsal ve duygusal ögelerin zarif bir biçimde harmanlanmasını gerektirdiği için Japonlar seremoni başkanı olabilmek için yıllarca eğitim görüyorlar. Her seremoni orada hazır bulunanları, gelenek zincirinin halkaları ile 885 yıllık bir çay seremonisi geçmişine bağlıyor.

Kawabata “Bin Beyaz Turna” da geleneksel Japon zerafet ve sadeliğine yakışır bir biçimde minimalist bir anlatımla okuyucuya aktarıyor. Bu büyük usta, doğa betimlemelerini usta bir ressamın birkaç fırça darbesi ile yaptığı tablolar gibi birkaç küçük cümle ile gözlerimizin önüne seriyor.

Kitapta, babasını kaybeden Kikuyi onun eski Metresi Hikako tarafından hazırlanan çay seremonisine davet edilir. Karanlık ruhlu Hikako yalnızca çay törenini değil, sanki usta manevralarla kitap kahramanlarının kaderlerini de yönetmektedir.

Kikuyi’nin babasının gerçek bir aşkla sevdiği Bayan Ota, yiten sevgilinin ardından oğlu Kikuyi’de, ölen sevgilisini görmektedir. Kikuyi de karşı konmaz bir şekilde Bayan Ota’ya cinsel istek duymaktadır. Bayan Ota’nın kızı Fumiko ise annesinin bu kabul görmez ilişkisinin utancı altında ezilmektedır. Fumiko bu aşkın simgeleri olan çay takımlarını Kikuyi’ye armağan etmesine rağmen günah duygusundan kurtulamaz. Gün geçtikçe Fumiko da annesine benzer..

“Karatsu fincanı üç, dörtyüz yıllık olsa gerekti. Sağlıklı bir havası vardı ve marazi düşünceler uyandırmıyordu. Fincan hayatla doluydu, hemen hemen cinsel bir ifadesi vardı. İki güzel ruh, fincan şekline girmiş de şimdi Fumiko ile onun karşısında duruyorlarmış gibi geliyordu Kikuyi’e. Fumiko ile kendisi ne kadar canlıysa iki fincan da o kadar canlıydı. Kikuyi’e şimdi öyle geliyordu ki kendisi ile Fumiko arasındaki herşey şu iki fincan ne kadar canlıysa o kadar canlı ve günahsızdı.”

Kikuyi çay fincanları aracılığı ile , Fumiko’nun o güne kadar kendisi için yalnızca Bayan Ota’nın kızı olduğunu, ama artık “çevresini kaplayan çirkin perdeden sıyrılarak feraha…” çıktığını anlayarak bu sihirden kurtulduğunu: onu neredeyse yutacak olan o baştan çıkarıcı uçurumun kenarından döndüğünü görür.

Kikuyi bir mucizeyle iyileşmiş, Fumiko ise, annesinin kader döngüsü içinde kısılıp kalarak kendini savunamamış ve onun gibi yitip gitmişti.


Etiketler:
Bu yazı izin alınarak eklenmiştir. Orjinal adresi aşağıdadır.

This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.

Senin Düşüncelerin Nedir?

Rss Feed Tweeter button Facebook button Technorati button Reddit button Myspace button Linkedin button Webonews button Delicious button Digg button Flickr button Stumbleupon button Newsvine button