Nabokov deyince sanıyorum popüler olmasından kaynaklı sadece “Lolita” isimli kitabı canlanıyordu gözümde.
Nabokov’un ilk okuduğum eseri “Cinnet” oldu. “Despaire” adında bir sinema uyarlaması da var kitabın. Kitabın orijinal ismini bilmiyorum ama “cinnet” kelimesi bence kitabı çok iyi tanımlıyor.
Hermann, kitabımızın kahramanı. Orta sınıf bir yarı Alman. Uzun yıllardır evli olduğu karısı ve onun gerçek anlamda baş belası kuzeni ile rahatsız bir hayat yaşıyor. Dışardan bakıldığında hiç belli olmayan ve kimse ile paylaşmadığı karmaşık bir iç dünyasına sahip.
Tıpkı gündelik saçma hayatın içinde bir robot olan, iç dünyasına asla açığa çıkaramayan modern insanımız gibi Hermann’da bu kaostan kurtulma isteği içindedir. Ve bu istek O’na her şeyi yapma gücü ve hakkı tanımıştır. Hermann’ın geniş hayal dünyası gerçeklikten daha öte bir anlam taşımaktadır.
Bir çikolata fabrikasında çalışan Hermann, bu kasvetli dünyadan kaçmak ve aslında kendisinin bile neden sevdiğini anlamadığı karısı ile taşraya gitmek ve orada huzurlu bir hayat yaşam sürmek isteği duymaktadır.
Kitap, Hermann’ın kendisine çok benzediğini iddia ettiği bir adam ile karşılaşması ile başlıyor.
Bu karşılaşmanın ardından Hermann’ın kafasında beliren fikri ise kitabın sonuna doğru anlayabiliyoruz. Kitaptaki tüm olayları Hermann’ın istediği gibi görüyoruz. Çünkü tek anlatıcı O. Şaşırtıcı gelişmelerle kitabı anlatan yazarımız okuyucunun istediği sorulara cevap verme derdinde değil. Okuyucunun merak ettiği şeyleri değil kendi istediği şeyleri anlatmaktadır. Kitabı okurken Hermann’ın gerilimini de duymaktayız ki bu gerçekten çok etkileyici.
Sürpriz bir finalle biten kitap, gerçekten de anlatım açısından Nabokov’u alkışlamamız gerektiği sonuncu çıkartıyor. Çünkü kitabı okurken konu sizi öylesine içini alıyor ki bir süre sonra sizde Hermann oluyorsunuz.
Okunası bu güzel kitap rutin hayatın ve alışkanlıkların insanı nasılda yok ettiğinin farklı bir anlatımı.
Etiketler: Cinnet • Despair • İletişim Yayınları • Nazım Dikbaş • Roman • Vladimir Nabokov



286 |







Son Yorumlar