Her geçen gün, mutlaka okunması gereken ne kadar çok kitap – yazar olduğunun farkına varıyor ve insan olarak zaman denen kısıtlayıcımız olduğu için “ya benim için çok şey ifade edecek, belki de yepyeni bir şey keşfetmeme neden olacak bir yazarı- kitabı okuyamaz, kaçırırsam” duygusu yaşıyorum. Elbette “mutlaka okunması gerek” göreceli bir iddia, tartışılabilir bir metnin mutlaka okunma gerekliliği, bir iç tartışma yapsam bunun mutlaka böyle olduğuna ya da tam tersi olduğuna ikna olabilirim. Ancak kendimi bu hisden kurtaramıyorum.
Hasan Bülent Kahraman, hayatımın gündelik gidişatında pratikte önemli bir şeyi değiştirmese de, bakış açımda, kitapta sözü edilen olgulara–cinsellik, görsellik, pornografi, erotizm, arzu, cinsel kimlikler, moda vs. – ilişkin daha derin bir anlayışa sahip olmamı sağladı ki;, bu durup dururken olmazdı. TV da herhangi bir program, ya da gündelik gazeteler veya tanıdığım insanların hiç biri bu anlayışı kazandıramazdı. Yani H. Bülent Kahraman’ın “cinsellik görsellik pornografi” kitabını okuduğum için kendimi düne göre, bu kavramlar – dolayısıyla yaşadığımız hayat- hakkında daha iyi bir kavrayışa sahip olarak görüyorum. Bu noktada bu kitap gibi aşka kitapları keşfedememe ihtimali beni üzüyor. İnsanoğlu her şeyi bilmeli, her şeyi, her bakış açısını keşfetmeli mi? Bunun sonu var mı? Sorusu da geliyor aklıma. Cevabı da tam verebilmiş değilim. Okuma açlığım belki de zayıflığım.
Neyse, bu kadar iç dökmeden sonra kitabın bana göre zihin açıcı, sorgulayıcı, kafa aydınlatan bir kitap olduğunu, yazarın keskin zekasına, analiz gücüne, gözlemdeki becerikliliğine hayran kaldığımı söyleyebilirim. Kitapta, kavramlar (cinsellik, görsellik, pornografi) soyut olarak ele alınmıyor, hayatımızın bir parçası olarak irdeleniyor; yapıları ve günlük hayatımızda etkiledikleri “vay be bu ilişkiyi hiç bu kadar net görememiştim” dedirtecek kadar çarpıcı olarak veriliyor.
Zaman zaman sözlük kullanmam, ya da cümleyi kavramam için 5-6 kez baştan okumam gerekti, kullanılan bazı terimler nedeni ile. Malum dizde bebek uyuturken sözlüğe bakmak olmuyor ama metinden anlam çıkarılabiliyor. Gözünüzü korkutmasın bu bölümler o kadar çok değil. Ayrıca keşke uygun olsaydım da sözlüğe bakabilseydim. Güzel olurdu.
Daha bir sürü var, ama beğendiğim bölümlerden alıntılar aşağıda:
“Dünyanın her yerinden, her köşesinden gelen insanlar, sadece yetenekleri ve meziyetleri doğrultusunda ve yalnızca yaptıkları işe bakarak değerlendiriliyorlar. Onun dışında bir insanı tanımlamanın, nitelendirmenin hiçbir ölçütü yok. ‘Liberal’ ve gerçek anlamda ‘seküler’ toplum da bu zaten. Aristokrasinin olmadığı, burjuvasının kendi kendisini yaratığı bir toplumda eğer söyleyecek lafınız, yapacak işiniz varsa ‘bir şey’ sinizdir. Onun dışında kim olduğunuz hiç kimseyi hatta belki de sizi bile ilgilendirmez.”
“Erotizmin olmadığı, bedenlerin bulunduğu ama aynı zamanda kaybolduğu bir cinsellik, pornografidir”
“Açıkçası, o gizliliktir bizim için erotizmi doğuran şey. O nedenle, plajdaki kadına bakılmaz da, giyinik kadının bacağı daha çekici gelir bize. O nedenle, bize bir şeyi gösteren değil, duyumsatan, anımsatan, bir şeyleri bize anıştıran şeylerin erotik olduğunu düşünür, asıl onların cinsel bir yoğunluğa sahip olduğunu varsayarız. Açıkça gösterilen cinsellik ise kirli bir kavramla tanımlanır: “pornografi”
“Bilindiği gibi cinsellik doğal bir şiddet içerir. Bu, şiddetin fiilen uygulanması demek değildir. Bedenlerin açılması, soyulup ortaya çıkarılması, size ait olan bir bedenin bu çıplaklıkla bir başkasına sunulmasıdır. Başka bir deyişle, içerdiği rızaya rağmen cinsel ilişki bedenin kullandırılması, bedenin size ait olan iktidarının bir başkasıyla paylaşılmasıdır. Bu, insanın kendisine ait olanı dışlaması ve ondan vazgeçmesi anlamına gelir ve doğal bir şiddet içerir.
Pornografiyse bu şiddetin abartılması, kadın bedeninin tüketilen bir meta olarak büsbütün yoğunlaştırılmış bir şiddete maruz bırakılmasıdır.”
Kitap Agora Kitaplığı tarafından yayınlanmış. 237 sayfa. Üzerinde 13 YTL yazıyor. Ben geçtiğimiz aylarda ideefixe’de Agora Kitaplığı Yayınlarında indirim yapıldığı sırada almıştım. Şu anda da oradaki fiyat 9,75.
Şunu da eklemeden geçemeyeceğim, Michael Faucault’un “Cinselliğin Tarihi” e o kadar çok gönderme yapılmış ki, onu da alsam iyi olur diye düşünüyorum.
Etiketler: Agora Kitaplığı • Cinsellik • Görsellik • Hasan Bülent Kahraman • Kültürel Yayınlar • Pornografi



407 |







This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.
Bir Kitap Kurdu yorum yapmış - “Cinsellik, Görsellik, Pornografi – Hasan Bülent Kahraman”