Hester Yıkıntılar Arasında Amerikalı yazar Binnie Kirshenbaum’un Türkçe’ye çevrilmiş iki kitabından biri.
Hester, soykırımdan önce Almanya’dan Amerika’ya göçmüş Yahudi ebeveyni tarafından yetiştirilirken uyum sorunlarıyla dolu, sancılı bir ergenlik geçirmiştir. Genç kızlığında ailesinden, yaşattıkları Yahudi kültüründen, aksanlarından, düşünce kalıplarından, giyimlerinden, dışlanmışlıklarından, onların “Amerikalı” olma uğraşlarından utanç duymuştur. Ailesinin onun için yaptığı fedakarlıklar, sürekli olarak onun için iyi şeyler yapmaya çalışmalarına karşın Hester kendi ırkının “kurbanlık” halini yansıtan bu insanlara giderek yabancılaşmaktadır. Artık yetişkin bir genç kadın olduğunda bile bu konuları düşünmek ona belli belirsiz bir acı vermekte ve onlarla ilgili her şeyden kaçmaktadır. Öyle ki son ölen ebeveyninin cenazesi için ciddi bir tören düzenlemeye bile kalkışmamış, Yahudiliğini sözde temsil eden son bireyin yok olmasıyla bu utancın bitip gitmesini beklemiştir. Kendi tarihiyle yüzleşemeyen biri için çelişkili bir eğitim alanı seçer kendine. Tarih okur ve bu alanda akademisyen olur.
Hester bazen kişisel tarih yani biyografi kitapları da yazmaktadır. Münih’te tanıştığı bir tarih profesörü olan Heinrich’in tarihini yazmak ister Hester. Aslında bir erkek olarak ondan etkilenmiştir. Onunla yaşamak ister. Evli olan Heinrich ile birlikte olabilmenin yolu olarak da, adamın metresi olmayı, bunu da biyografi yazarı kimliği ile maskelemeyi görür. Bu bir kadın için alışılmadık bir durum olsa da Hester sevdiği adamın “karısı” değil metresi olmak arzusundadır. (Bu durum kitapta sorgulanmamakla birlikte okurun aklına takılır)
Aynı zamanda bilinçaltından olarak katliamı sorgulamak, anne-babasının, akrabalarının “av” olma durumunun kendisinde yaratacağı etkiyi görmek istemektedir. Hester romanda bunu açıkça söylemez. Söylemleri bununla yüzleşmek istemediği şeklindedir. Çünkü Hester akrabalarının “av” olduğu gerçeğini kabul eder ise kendisi de aşağılanmış olacak ve kendi gözünde kendi değerini yitirecektir. Buna rağmen Münih’e gitmekte tereddüt etmez.
Yoğun ve tatmin edici bir cinsel yaşantıyla renklenmiş Münih günleri başlamıştır. Bir otele yerleşir. Heinrich hakkında bilgiler toplamaya başlar. Heinrich dışarıdan uygar, etkileyici bir adam gibi görünmektedir. Karizmatiktir. Bir çok ilişkisi olmuştur. Ve hemen hepsiyle ilişkilerini sürdürmüştür. Kadınlarla ilişkisi Oedipus kompleksi etrafında şekillenir. Becerikli, sözünü geçiren, üretici, dışa dönük bir kadın olan annesini arar her kadında. Kadınlarla ilişkisinde de annesiyle ilişkisinde yaşadığı duygular tekrarlanır. Onlardan korkar, onları cezbeder, saygı duyar, arkadaş olur. Heinrich’in ilişkilerde bir taraf olarak sayısız hatası vardır. Ancak kadınların çoğu onu affeder. Heinrich bir tarih profesörü olmasına rağmen “soykırım” ile hiçbir zaman yüzleşmez. Akrabalarının, anne-babasının soykırımla bağlantılarını sorgulamaz. Ruhsal konforunu huzurunu, soyunun yaptığı katliam yüzünden utanmaya, aşağılanmaya yeğ tutar.
Almanya’da bir geziye çıkarlar. Bu gezi sırasında Treblinka gibi yerleri görmek Hester’e sürekli “av” olma durumunu hatırlatır. Yahudilerin katliamı kendisinin aşağılanması, ötekileştirilmesi sonunda yok edilmesidir. Bundan kaçmak istese de aklı sorularla doludur.Yine de açıkça dile getirmez. Ancak artık şüpheler başlamıştır. Heinrich’in ailesinin katliamla ilgisi olup olmadığını araştırmaya başlar. Heinrich bunları unutup ilişkilerine yoğunlaşmalarında ısrar etse de, Hester bağlantı buluncaya kadar kanıt arayacağını bilmektedir artık. Bilmediği ise kanıt bulduğunda ne düşüneceğidir. Heinrich’in kişiliğinde Alman ırkını affedecek, yoluna devam edecek midir? Yoksa affetmek mümkün değil midir?
Yazarın her iki kitabında da soykırımı görmemiş, bizzat yaşamamış Musevi Genç Kadın portresi okuyucuyu, bu kadınların yazarın kişiliğinin farklı yansımaları olup olmadığını düşünmeye itiyor. Zira yazarın kendisi de Musevi. Bu varoluşsal durumun kendi zihninde de epey yer tuttuğu anlaşılıyor.
Keşke yazarın tüm kitapları Türkçe’ye çevrilse.
Agora Yayınları, 269 sayfa, Çev: Özden Arıkan
Etiketler: Agora Kitaplığı • Binnie Kirshenbaum • Dünya Edebiyatı • Heinrich • Hester • Hester Among the Ruins • Hester Yıkıntılar Arasında • Musevi Genç Kadın • Oedipus • Özden Arıkan • Roman



414 |







This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.