Hintli, Pakistanlı yada Bangladeşli yazarların romanları-öykülerinin bende ayrı bir yeri vardır. Bunun bir çok nedeni var. En önemlileri ise şunlar:
-Yemek kültürün önemli bir parçası, yemek pişirmek önemli bir ritüel ve kadınlar için yaşama biçimi, kendini ifade etme biçimi. Dolayısı ile çok renkli ve detaylı bir şekilde anlatılıyor. Puri, dal, mango turşusu, masala veya köri ile kızartlmış patlıcan veya karnıbahar hemen hemen her üç ülkenin romanlarında okuduğum ortak yemekler. Bunlar ayrıntılı olarak tarif ediliyor, öyle ki; ağzınız sulanıp mide sularınız harekete geçiyor.
-Şalvar, kamez, sari de ortak giysiler. Bu giysiler kahraman hangi ülkede yaşarsa yaşasın mutlaka giyiliyor, biraz modernleştirilse de ipekten, yünden, renklerin en canlılarından seçiliyor. Bu da romanda masalsı bir hava yaratıyor. Bir yandan da kahramanı kafanızda daha kolay canlandırmanıza yarıyor.
-Kadın karakterler tıpkı bizim ülkemizin kadınlarının çoğunda görüldüğü gibi baskı altında, erkekler ve onların koyduğu kurallarla yetiştiriliyor ve yaşıyorlar. Bekaret, uygun giyim-kuşam, erkeklere ve büyüklere saygı, iyi yemek pişirme, ev işlerinde beceriklilik ve uysallık kadınlardan beklenen özellikler.
Bu romanda bunların hepsi var. Ailesi Hindistan’dan Kenya’ya taşınıp orada yerleşmiş olan Leyla’nın babası ölünce annesi onu Paris’teki amcasının yanına yollar, artık orada kalacaktır. Amcasının ve tembel-obur-kötü kalpli yengenin sunduğu ise evin dört duvarı ve amcasının bakkalının deposunun dört duvarı ve bitmek bilmeyen işlerdir. Leyla çok zor günler geçirir. Bu süre boyunca yaşadıklarını ve hayatını kokularla anlamlandırır. Koku onun için önemli bir algılama biçimidir. Koku hayatının çıkış noktası olacak ve burnu sayesinde oldukça farklı hayatları tanıyacaktır. Ancak rengi ve kendisinden başka kimsenin algılamadığı kokusu yüzünden her zaman “öteki” olduğunu hissedecek ve acı çekecektir.
Yeni -ve iyi – bir yazar keşfettiğimde çok iyi duyumsarım kendimi, bir çeşit canlılık yaşarım. Beşik sallarken ve bebişin uslu duruduğu-ama benim onun yanında olmam gereken kısa zaman dilimlerinde okuyup bitirdiğim bu romandan sonra tam da bu hissi yaşıyorum. Her ne kadar yukarıda saydığım ortak özellikler artık bana tanıdık gelse de, bu yazarı tanımaktan mutluyum.
372 Sayfalık kitap Defne yayınevinden çıktı. İdeefixe’den %20 indirimle 16 TL ye aldım.Bu arada kısa bir süre önce yayın hayatına başlayan Defne Yayınevi yayıncılığı karlı bulmadığı için kapanıyormuş. Üzüldüm çünkü bastıkları kitapların çoğu tam bana göre idi.
Etiketler: Alev Bulut • Defne Yayınevi • Edebiyat Dizisi • Koku • Radhika Jha • Roman • Smell



304 |







This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.