Giriş Registration
Kitap Adı: Kör Suikastçi
Yazar Adı: Margaret Atwood
Ekleyen: dipnotkitap.net
Yayın Evi: Oğlak Yayıncılık
Sayfası: 655
Orjinal Adı: The Blind Assassin
Çevirmen: Canan Ener Sılay
Baskı Tarihi: 2000
Fiyatı: 24,00
LoadingOkunacak Kitaplar Listesine Ekle
24,00 TL olan bu kitabı çok daha ucuza alabilirsiniz!..
Kör Suikastçi – Margaret Atwood için Dipnotkitap.net Toplantısı

KİTABIN İRDELENMESI

Eren’nin Margaret Atwood’un biyografisi üzerine notları ile oturum açıldı.

Romancı, kısa hikaye yazarı, şair ve eleştirmen Margaret Atwood 1939 yılında Ottawa, Ontario, Kanada’da dogdu. Toronto ve Radcliff üniversitelerinde okudu. Ilk kitabi “The Circle Game” 1966 yilinda ödül kazandı. O günden bu yana pek çok hikaye ve şiir yayımladı. Ama Atwood en çok romancı kimliğiyle tanınmaktadır. Kadin hakları üzerine odaklanan “The Edible Woman” Edible yenilebilir demekmis (!), geleceğe bir bakış olarak görülebilen ve Harold Pinter tarafindan senaryosu “The Handmaid’s Tale” Damızlık Kadının Öyküsü, Booker finalistleri arasina girmiş, yine 1989 da “Cat’s Eye” Kedi Gözü de Booker finalistleri arasinda yerini almış. Son kitaplari “The Robber Bride” (1994) ve “Alias Grace” Nam-ı Diğer Grace’ dir. (1996). “Kör Suikastçi” ile 2000 yili Booker ödülünü kazanmıştır.

Eren “Bir arkadaşınıza tavsiye etmek için beş ten bire kadar uzanan bir sıralama içinde Kör Suikastçi’ya kaç verirdiniz? Sorusunu sordu. Kör Suikastçı grubumuzdan ortalama olarak 5 üzerinden 4.80 aldı. Yani kitabı arkadaşlarımıza gönül rahatlığıyla önerebiliyoruz.

Notlama yapıldıktan sonra Efser Hanım kitap tartışmaları hakkında bir öneride bulundu. Kitapların ana fikri hakkında her birimizin fikirlerinin teker teker ele alınması gerektiğini söyledi. “Yazar bu kitabı niye yazmış, ne söylemek istemiş?” sorusu toplantının sonuna bırakıldı.

Eren toplantıyı önceden hazırladığı sorulara cevap arayarak yönetti.

Soru – Kör Suikastçi 20. yüzyıl panaromasını Chase Ailesi çevresinde odaklanarak gösteren bir Nehir Roman olarak görülebilir. Sizce kitabın sosyal dayanakları iyi anlatılmış mı? Kitabin oturduğu zaman ve mekan iyi işlenmiş mi? İnandırıcı mı ?

Bahar ve Nevcihan kitabın özellikle 20. yüzyılın ilk yarısı konusunda zaman ve mekana çok iyi oturduğunu söylediler. Eren romanın zaman ve mekan yönünden fevkalade inandırıcı olduğunu söyledi ve 20. yüzyıl tarihi ile ilgili notları bize aktardı.

Soru – Kör Suikastçı dört katmanlı bir kitap (Yaşlı Iris, Chase Ailesi, Kör Suikastçı bilim kurgu romancığı, ve gazete küpürleri) Sizce Atwood bu zorlu örgünün altından kalkabilmiş mi ? Bilim-kurgu bölümü olan Zycron ayrı bir kitap olarak ele alınsaydı Kör Suikastçi eksik kalır mıydı ?

Eren son derece başarılı bulduğunu söyledi. Özellikle Iris’in yaşlılığını anlatan bölümleri ve gazete küpürlerini çok sevdiğini söyledi. Grevler, lokavtlar, ekonomik kriz, sanayi devriminin acımasız etkilerinin olaylara yansımasındaki başarısından söz etti. Bahar ilişkilerin ve yaşanan aşkların sevgi ve çıkarların sosyal dayanaklarının etkileyiciliğini irdeledi. Aliye, bu dört katmanın hepsinin gerekli olmadığını söyledi. Bazı katmanların çıkarılabileceğini bunun kitabı daha akıcı hale getirebileceğini söyledi. Özellikle bilim kurgu bölümü olan Zycron’un ayrı bir bölüm olabileceğinden bahsetti. Bahar, bu tekniği çok başarılı bulduğunu ve bu 4 katmanın da gerekli olduğunu söyledi. Nevcihan ve Arzu, Zycron gezegeninin kitaba katılmamasının, eksiklik olacağını, bu bölümün, geleceği anlatmak açısından gerekliliğini vurguladı. Emel, bu katmanlar yüzünden kitap bittikten sonra gerçek bir bağlantı yapabilmek için tekrar bazı bölümlere döndüğünü söyledi. Armağan, bu incelemenin kitabı derinlemesine algılamak adına yararlı olduğunu söyledi. Deniz de buna katıldı.

Soru . Taş Tümsek neyi temsil ediyor ?

Nevcihan, taş tümseğin kurulmasının ardından bir kültürün yok olması, tümseğin her katmanın geçmişte yaşanan bir kültürü simgelediğini,ve taş tümseğin birbiri üstüne yığılmış bir kültür birikimi olduğunu söyledi. Ve Avillion’u da buna benzetti.

Bahar Avillion’u çeşitli kuşakların ve onların değerlerinin üstüste yığıldığı taş tümseğe benzetti. Arzu da bunu destekledi. Deniz’in de aklına Anadolu’daki tümülüsler geldi. Üstüste birikmiş uygarlıklardan oluşan tepeler. Bir kültür diğer bir kültürün yıkımıyla varoluyordu. Sakiel Norn’un yıkımı da bunu çağrıştırıyordu.

Soru . Roman içinde roman olan Kör suikastçi bir allegori mi ? Sakiel-Norn gezegeni ile olayın geçtigi yirminci yüzyıl başlarının dünyası arasında bir parallellik var mi ? Nasıl ?

Eren Kör Suikastçı’da gördüğü allegoriyi açtı . Kör Suikastçı roman içinde bir bilim kurgu romanı ve anlatıcısı, aranmakta olan bir komünist. Sakiel Norn – “Alinyazısının İncisi” – kentinde Snilfard’lar yaşardı. Snilfardlar zengindi, ince bir müzik zevkleri vardı. Esnaf, serf ve kölelere Ygnirod deniyordu. Alınıp satılıyor, istenildigi gibi öldürülüyorlardı. Okuyup yazmaları yasaktı. (20 yüzyıl başlarındaki çılgın kapitalizmin toplumu sınıflandırması) Snilfard iflas ederse Ygnirod düzeyine iniyor, karısını ya da çocugunu satarak borcunu ödeyebiliyordu. Ayrica rüşvet yedirmesi gerekirdi. (Kapitalist toplumunun çürümüslüğü) Sakiel Norn eriştiği ihtişamı kölelere borçluydu. (Yine Burjuva ve proleter siniflara gönderme ve sömürü düzeni) Küçük çocuklar ince halılar peçeler örerlerdi. Çocuklar bu ince işler yüzünden on yaşına gelmeden kör olurlardı, Sonra umumhanelere satılırdı. Büyüdüklerinde usta hırsız olurlardı. (çocuklarını yiyen burjuva toplumunu anlatıyor) Çocuklar tanrılara kurban edilirlerdi. Zenginler kurban edilmek üzere evlat edinirlerdi. Snilfardlar güçlü olduklari için buna göz yumulurdu. Sakiel Norn’da herşey satılıktı. (Kapitalist düzendeki etik yoklugunu dile getiriyor ) Sonraları Tanrılara inanç kalmadigi için kurban edilecek kızlar düzene karşı gelmeye başladılar. Bu yüzden dilleri kesilirdi. (Düzene karşı çıkanlar susturuluyor. ) Aliye, toplumda birçok kör ve dilsiz var. İnsanların gerçekleri görmemeleri ve ifade etmemeleri isteniyor, yani düzenin gereği körler ve dilsizler gibi hareket etmemiz isteniyor diye vurguladı Eren Kör Suikastçı yorumunu sürdürdü. Kurban edilecek kızlar süslenir püslenir dokuzuncu kapıya getirilirdi. “Şimdilerde görsen bunlari şımartılmış sosyete gelinlerine benzetebilirsin. (Genç kizlar Sakiel Norn’da düzene kurban ediliyorlardı. Yazar sosyete gelinlerinin de susturulmuş, süslenmiş püslenmiş, kör edilmiş ve ifade yeteneğini yitirmiş, kadınlara gönderme yapıyor. Feminist bir yazar olan Atwood’un kadınların bir meta olarak algılanmasına başkaldırısı).

Soru . Aslında Kör Suikastçı kim ?

Eren –Iris kendi isteklerini kendi gereksinmelerini saptayamayan baskalarının
beklentilerine göre, sis içinde yasayan, toplum tarafindan pasif hale getirilmis bir insan. Kendisi için ayarlanmış bir evlilik yapıyor. Kardeşinin akıl hastahanesine kapatılmasına göz yumuyor. Ancak Iris suçlu mu yoksa toplum tarafından yönlendirilerek kardeşini ölüme iten bir piyon mu. Laura gerçekte köprüden atladi mi yoksa Iris tarafindan soyut olarak aşağıya mı itildi? Renee’nin dediği gibi “Bir uyurgezer uyandirılmalı mı ?” Arzu, bu yanlış davranışların nelere mal olduğunu belirtiyor. Emel ve Armağan da Kör Suikastçı hakkında fikirlerini öne sürüyorlar.

Soru – Dede’nin, anne’nin ve babanin savaşa tepkisi nasıldı ?

Bahar, savaş karşıtı olan bu kitapta savaşın insanları nasıl etkilediğini ve değiştirdiğinin çok güzel yansıtılmasını gördüm. İnsanların inançları, değerleri, hayata bakış açıları değişiyor. Ve çok derinden sarsılıyorlar. Aliye, dışarıdakiler için savaş siyah beyaz olabilir ama yaşayanlar için gridir dedi. Eren – Dedenin savaşı bir ticaret imkanı olarak gördüğünü, anne ve babanın savaş nedeniyle farklılaştıklarını ve birbirlerinden uzaklaştıklarını. Yazarın erkeklerin savaşa gitmekten hoşlandıklarını söylediğini anlatıyor. Bir erkeğin düşü olan ve onun her türlü gereksinimini ve dileğini yerine getiren ama “Şeftali” olan bilim kurgu hikayesinin kahramanı bu kadınlardan bıkar ve İspanya savaşına gider.

Soru – Alex neden bu denli düzene karsı ?

Bahar, Alex’in görüşleri ile yazarın görüşlerinin aynı yönde olduğunu, bir şekilde Alex’in yazar tarafından korunduğunu söyledi. Karanlık bir kişilik olarak çizilen Richard’ın yanında Alex’in yanında ne kadar beyaz kaldığını vurguladı. Eren – Alex savaşta annesini ve babasını kaybetmiş. Misyonerler tarafından alınarak Amerika’ya getirilmiş kimsesiz biri. Bu yüzden geçmişin ve ailenin önemine inanmıyor.

Soru – Anne babalarin küçük çocuklarini abla veya ağabeylerine emanet etmeleri ne kadar dogru ?

Ayşen, Iris Laura’nın sorumluluğunu yüzeysel olarak üstlendiğini ama bunu derin anlamda yapma yeteneğinin olmadığını söyledi. Eren, ailelerin bu sorumluluğu vermelerinin yanlış olduğu fikrinde olduğunu belirtti.

Soru . Laura ve Iris’in kişilikleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Aliye, Laura’ya acıdım ama Iris’e daha çok acıdım dedi. Çünkü hiç olmazsa Laura inandığı şeyleri yaşadı. Iris sadece ona biçilmiş olan rolleri yaşadı. Nevcihan, Iris’in giydirilmiş kimliği üzerinde durdu.

Soru . Richard böylesine hırslı, çıkarcı, her konuyu, her kişiyi kendisine alet eden bir kişilik olmasaydı Iris Alex ile iliskiye girer miydi ?

Bahar, Richard acaba Alex’i biliyor muydu? diye bir soru sordu. Armağan, bu konunun belirsiz olduğunu söyledi. Emel, Richard böyle bir kişilik olmasaydı Iris farklı olabilirdi dedi. Bahar, kurtlar öyküsü üzerinde durdu. Eren, kurtları hayat olarak simgeledi. Para kazanma hırsı ile davranan herkesin bir kurt tarafı vardır.

Soru – Iris’i çocuk, genç bir kadin ve yaşlı bir kadin olarak üç ayri sekilde görmekteyiz. Hayatının bu üç evresinde Iris için neler düsündünüz ?

Deniz, uysal ve uyumlu bir çocuk olan Iris bir şeftali kadın olarak ergenliğe erişti ve şeftali kadınlığı sırasında uyandı, gerçeklere gözünü açtı. Olgun bir yaşlılıkta hayatın bütün katmanlarını (romandaki 4 katmanı) harmanlayıp çözümlemeye çalıştı. Bahar, Iris’in sevgisiz büyümesi üzerine dikkati çekti. Ayşen, sevgisiz büyümesinin izlerini yaşamı boyunca ilişkilerine yansıttığını belirtti.Efser, sevgisiz büyümenin çocuk yetiştirmesine etki ettiğini ve bu konudaki başarısızlığını buna bağladı. Deniz de buna katıldı. Aliye, Iris tüm bu yaşananları yaşlı bir insan olarak hazmetti . Emel, yaşlı bir insan olarak kirli torbasına attığı her kirli çamaşırı eskimiş, yozlaşmış bir düşünce olarak da düşünebiliriz dedi. Deniz, gençler hakkındaki fikirlerini kitaptan bir alıntıyla açıklamaya çalıştı: “ O yaştaki bir kızda nezaket ve ince düşünce görmek ne kadar rahatlatıcı bir duyguydu.(Sabrina’yı hatırlayarak düşünüyordum bunu) Çoğu zaman, o yaştaki insanlar yalnızca saygısız bir nankörlük sergiler.

Soru . Richard’in ölümüne de kör suikastçi mı sebep oldu?

Keriman, Kör suikastçının Laura’nın ölümünü tetiklediği gibi, Richard’ın da ölümünün tetikçisi olduğunu belirtti. Kasıtlı veya kasıtsız sonucun böyle olacağını düşünemeden, söylenen birtakım sözlerle, yapılan davranışlarla Iris’in tetikçi rolü oynadığı açıktı.

Soru . Kertenkele Adamlar nasil bir allegori ?

Eren – Yine bir bilim kurgu öyküsü olan Kertenkele Adamlarda daha önce birbirleriyle kavga halinde olan Zycronlular saldırı karşısında birleşirler. Bende Ispanya iç savasını çağrıştırıyor. Deniz, iç savaşlarda, menfaatler söz konusu olunca insanların birbirini nasıl yıprattığından bahsetti. Birbirine düşen adamların çelişkilerini Kertenkele adamlarda gördüğünü söyledi. Buna en iyi örnek İspanya’daki İç Savaştı.

Soru – Iris Alex’in telgrafı ona gönderdiğini söyleyince Laura için hangi kavramlar çöktü ?

Eren-Tanri, güven, fedakarlik, adalet, inanç, umut, sevgi, ve kardeş… Nevcihan, Laura için değerlerin çöküşünü ve onun verdiği ruh halini çok güzel anlattığını söyledi. Bunu ifade etmek içinde renkleri kullandı. Richard’ın yüzünü griye boyayarak griyi kötülükle sembolize etmişti. Kendisini parlak bir sarıya boyamıştı.Winifred, korkunç bir yeşile boyanmıştı. Iris’e mavi bir cila çekilmişti. Richard’ın elleri kırmızıydı. Sanki kafatası yanıyormuş gibi başının içinden çıkan ve onu çevreleyen alevlerde aynı renkte.(Yozlaşmış düşünceler) Iris diğer bir resimde bembeyazdı duman gibi silik. Arka plan klise basamakları dahil siyahtı. Bu da karanlığı temsil ediyordu. En karanlık gecelerin en derin karanlığını.

Soru – Iris bilmemeyi seçebilirdi. Ama bilmeyi seçti. Araştırmaları sonucunda ne buldu ?

Bahar, kitaptan alıntı: “Orada durabilirdim, bilmemeyi seçebilirdim, ama BİLMEYİ SEÇTİM. Çoğumuz böyle yaparız, ne olursa olsun bilmeyi seçeriz. Ve bu süreçte kendimizi yaralarız.”

Soru – Iris kitabı niçin yazdı ?

Deniz, toruna ve torununu simgeleyen gelecek nesillere mesajlar vermek istedi dedi.

Eren bir anıt dikmek istiyordu. Gelecek kuşaklara bir mesaj vermek.

Eren, Efser Hanım’ın önerdiği gibi ana fikir üzerine biraz konuşabilir miyiz… Bahar, Egemen güçler biz insanları tetikçi yapıyor. Savaş aleyhtarı bir kitap. Aliye, kadının sosyal durumu birçok boyutuyla boyutuyla ele alıyor. Eren, Yazara göre toplumlar gençlerini susturuyor, gerçeklerin görmelerine engel oluyor, onları savaşa sürüyor, değerlerini zorla kabul ettiriyor ve sonuçta gençleri öğütüyor dedi.


Etiketler:

Margaret Atwood Adlı Yazarın Diğer Kitapları

Bu yazı izin alınarak eklenmiştir. Orjinal adresi aşağıdadır.

This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.

Senin Düşüncelerin Nedir?

Rss Feed Tweeter button Facebook button Technorati button Reddit button Myspace button Linkedin button Webonews button Delicious button Digg button Flickr button Stumbleupon button Newsvine button