Reklamlar
Puslu Kıtalar Atlası – İhsan Oktay Anar
-

Kitap Adı: Puslu Kıtalar Atlası Yazar Adı: İhsan Oktay Anar Yayın Evi: İletişim yayınları Sayfası: 238 Orjinal Adı: Çevirmen: Baskı Tarihi: 1995 Fiyatı: 16,70
Kitapblog Puanı: 5/5
Etiket Fiyatı 16,70 TL olan bu kitabı çok daha ucuza alabilirsiniz!..Hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan birisi Puslu Kıtalar Atlası.İhsan Oktay Anar yazmış.Geçenlerde okuyup bitirdim ve hala etkisinden kurtulamadım.Kitaba başladığımda biraz karışık gibi gelmişti ama bırakmadım ve okumaya devam ettim ısrarla.İyi ki devam etmişim, çünkü kitap bittiğinde gerçekten üzüldüm!Çünkü kitabın kapağını açıp okumaya başladığınızda bambaşka bir dünyaya giriyorsunuz.Anlatılanlar, karakterler sizi alıp götürüyor ve hayalinizde yeni bir dünya yaratıyor.Siz de bir müddet sonra o karakterlerle aynı dünyada yaşamaya başlıyorsunuz.Fakat öyle sıradan bir dünya değil bu.Olağandışı şeylerin yaşandığı, olağandışı kişilerin varolduğu bir dünya.
Kitabın çok karakteri var.Arap İhsan, Alibaz, Uzun İhsan Efendi, Bünyamin, Kurbelik, Vardapet, Zülfiyar, Hınzıryedi, Ebrehe…Hepsi birbirinden ilginç insanlar.
Olaylar Arap İhsan’ın, yanında Alibaz ile Konstantiniyye’ye gelmesiyle başlıyor.Burada, akrabası olan Uzun İhsan Efendi ve oğlu Bünyamin’in yanına geliyor ve Alibaz’ı onlara bırakıp kendisi Kubelik’i aramaya başlıyor.Diğer taraftan Bünyamin, Vardapet ile birlikte bir yeraltına işine giriyor.Orada Zülfiyar ile tanışıyor ve dilencilerin dünyasına adım atıyor.Bundan sonra da asıl olaylar başlıyor.Bence mutlaka ama mutlaka okunması gereken bir kitap.Hatta ben yazarın diğer kitaplarını da en kısa zamanda edinip okumayı düşünüyorum.
Kitabın arka kapak yazısı da şöyle:
“Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hala malum konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu…
“Rendekar doğru mu söylüyor?Düşünüyorum, öyleyse varım.Oldukça makul.Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar:Düşünen bir adamı düşünüyorum.Düşündüğümü bildiğim için, ben varım.Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum.Böylece o da benim kadar gerçek oluyor.Bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor.Düşündüğünü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşünüyorum.Öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor.O gerçek, ben ise bir düş oluyorum.”
Kapı kırıldığında Uzun İhsan Efendi kitabı kapadı.Az sonra başına geleceklere aldırmadan kafasından şunları geçirdi:
“Dünya bir düştür.Evet, dünya…Ah!Evet, dünya bir masaldır.”Bu yazı izin alınarak eklenmiştir. Orjinal adresi aşağıdadır.Yazarı: Canan Bahadır
http://kitapkurduyumben.blogspot.com/














Son Yorumlar