"Bir Geyşa’nın Anıları"sinema da gösterimde iken gitmeyi çok istediğim bir filmdi,ancak kısmet kitabınaymış.(Yine de filminin vcd sine ulaşırsam zevkle izleyeceğimden eminim.)
Japon kültürü tamamen farklı bir dünya,farklı bir kültür."Son Samuray" filmini izlediğimde de çok etkilenmiştim,her harekete bir anlam katmak,çalışmak,büyük bir azim…
Geyşa kimdir?Nasıl davranmalıdır?O kadar güzel anlatılmış ki anılar.Chiyo-chan ın Nitta Sayuri ye dönüşen adıyla,değişen hayatı…
Çok küçük yaşlarda başlayan bir eğitimden bahsediliyor kitapta geyşalık için,öyle ki kimi geyşaların çocukları 3 yaşından gün alır almaz başlarlarmış bu zorlu eğitime ve tabii ki bu da bu acımasız dünyaya bir adım önde başlamak anlamına gelebilir.
Neden geyşa olunduğuna dair kitapta en çok etkilendiğim kısmı sizlerle paylaşmak istiyorum:
-Nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum…Bu hiç benim hayal ettiğim şey değildi.
-Ne demek istiyorsun?Ben hepimizin nezaket istediğini sanıyordum.Belki söylemek istediğin şey nezaketten fazlasını istediğindir,ki bu senin isteme hakkın olmadığı bir şey.
Gerçekten bir geyşanın hayatının nasıl olacağını düşünüyordun?Hayatlarımızın mutluluk verici olması için geyşa olmuyoruz,Başka çaremiz olmadığı için geyşa oluyoruz.