Kitaplar - Kitap Yorumları
Ekleyen: Meral
 Hester Yıkıntılar Arasında Amerikalı yazar Binnie Kirshenbaum’un Türkçe’ye çevrilmiş iki kitabından biri. Hester, soykırımdan önce Almanya’dan Amerika’ya göçmüş Yahudi ebeveyni tarafından yetiştirilirken uyum sorunlarıyla dolu, sancılı bir ergenlik geçirmiştir. Genç kızlığında ailesinden, yaşattıkları Yahudi kültüründen, aksanlarından, düşünce kalıplarından, giyimlerinden, dışlanmışlıklarından, onların “Amerikalı” olma uğraşlarından utanç duymuştur. Ailesinin onun için yaptığı fedakarlıklar, sürekli olarak onun için iyi şeyler yapmaya çalışmalarına karşın Hester kendi ırkının “kurbanlık” halini yansıtan bu insanlara giderek yabancılaşmaktadır. Artık yetişkin bir genç kadın olduğunda bile bu konuları düşünmek ona belli belirsiz bir acı vermekte ve onlarla ilgili her şeyden kaçmaktadır. Öyle ki son ölen ebeveyninin cenazesi için ciddi bir tören düzenlemeye bile kalkışmamış, Yahudiliğini sözde temsil eden son bireyin yok olmasıyla bu utancın bitip gitmesini beklemiştir. Kendi tarihiyle yüzleşemeyen biri için çelişkili bir eğitim alanı seçer kendine. Tarih okur ve bu alanda akademisyen olur. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (38) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 292 |
|
Devamını oku...
|
Kitaplar - Kitap Yorumları
Ekleyen: Rumeysa Can
Sorsanız, “Dünyanın en çok okunup ezberlenen kitabı hangisidir?” diye, hiç tereddüt etmeden “Kur’an’dır.” derim. Yine “En çok okunup ezberlendiği halde en az anlaşılan kitap hangisidir?” diye sorsanız, cevabım yine aynı olacaktır: “Kur’an” Bugüne kadar olaylara bu yönüyle bakmadığımı söylesem pek de yanlış olmaz sanırım. Bunu biliyorsam bile, önceden şu anki kadar önemsemiyordum. Bilinçaltı denilen o büyük sedirin altına; karanlığa ürkerek saklanmıştı bildiklerim. Önemsenmekten korkmuştu... Sebep? Hiç!... Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (42) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 1097 |
|
Devamını oku...
|
|
Kitaplar - Kitap Yorumları
Ekleyen: Rumeysa Can
“Bağımsızlık mücadelesi denince, akla savaş meydanları gelir. Gerçekten de, hemen her milletin tarihinde kanla yazılmış bağımsızlık destanları vardır. Ancak ilim, irfan, kültür ve sanat alanında bir bağımsızlık mücadelesini topyekûn bir şekilde ve uzun bir süre omuzlayan milletlere pek sık rastlanmaz. Polonyalılar tarihin bu pek seyrek başarılarından birine imza atmış bir millet olarak bugün ayakta duruyor.” Sömürgeci ordularını bilim ve sanatla tarihe gömen ender bir millet olan Polonyalıların ders alınası bağımsızlık mücadelelerini Ümit Şimşek’in benzersiz yorumuyla okumak gerçekten harikaydı. Yeterince yalın, yeterince ciddi, yeterince samimi ve mahcup bir üslupla destansı bir hikâye birleşince böyle bir eser oluşmuş. Kitabın bitmesini istemedim, keşke daha uzun olsaydı dedim! Hakikaten çok büyük dersler çıkarabileceğiniz bir hikâye. Belki şaşıracaksınız ilim ve sanatla bağımsızlığın kazanılmasına ya da insanların bu milliyetçi ruhlarına; ama bu alkışlanası mücadeleyi sizlerin de takdir edeceğini düşünüyorum. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (81) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 749 |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|