Kitaplar - Kitap Tavsiyeleri
Ekleyen: Meral
 Öykü içinde öykü, oyun içinde oyun, kurgu içinde kurgu....Hepsi bu kitabı oluşturan öykülerde mevcut. Son dönem öykülerinin çoğunda bulunan, ve aslında hoşlandığım bir özellik olan sıradan karakterlerin mercek altındaki rutin yaşamlarının, insan manzaralarının göz önüne serilmesi, öykünün temelini oluşturmasını o kadar kanıksamışım ki; bu tür öykülere rastlamış olmak beni şaşkına düşürdü. Yazarın öykülerinin en önemli özelliği dedektif romanlarındakine benzer, zihin kurcalayıcı şekilde kurgulanmış , okuyucuyu merakta bırakan, düşündüren bilmecevari bir formda yaratılmış olmaları. Öyküler kişilerden çok gizemli olayları merkez alıyor. 11 öykünün çoğunda yazma, yazar, kurgu, tıkanma, yaratma gibi yazınla ilgili olaylar asıl temayı oluşturuyor, bu da ayrı bir hoşluk. Bir çok yerde kahramanın aslında Murat Gülsoy olduğunu düşünüyorsunuz. Örneğin en son öyküde baş kahraman tıpkı Murat Gülsoy gibi "Hayalet Gemi" adında bir dergiye yıllarca öykü yazmış biri. (Murat Gülsoy, çok başarılı bir yayın olana Hayalet Gemi'de yıllarca yazı yazmış ve derginin editörlüğünü yapmış.) Bu özelliği ile Selçuk Altun ve Paul Auster'i anımsatıyor. Öyküler içinde kendisine benzeyen karakterlerin ustaca kullanılması, okuyucuyu daha fazla öykünün içine çekiyor. Yazarın zekası, daha doğrusu kurgu-yazın zekası hayranlık verici.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (23) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 289 |
|
Devamını oku...
|
|
Kitaplar - Kitap Tavsiyeleri
Ekleyen: Gece Okur:)
 Orhan Kemal'e merak sarıp bir seferde dokuz on kitabını aldıklarımın arasındaydı 'dünya evi'. Peşpeşe okuyup biraz ara vermeli diye düşündüğümde rafa kaldırmıştım. birkaç gün evvel gerçekten özlediğimi hissettim ve başladım dünya evi'ne. Yazarın ilk romanı olan bu kitap, yine kenar mahallelerdeki insanların yaşamlarından kesitler sunuyor. Bir farkla, bunda kendi hayatı da var. Öteki taraftaki adam'ın oğlu olan genç adam, genç boşnak karısıyla yeni evlenmiş bir de bebek beklemektedirler. Çalıştığı fabrikada birkaç kişi haricinde kimse onu sevmez, genel olarak sevilen biri değildir zaten, muhalif ve aynı zamanda sürgünde olan bir adamın oğlu olduğundan. Ancak karısı çok sever onu. onun için yapamayacağı yoktur. Aylık yirmidört lira doksanbeş kuruşla geçinebilmenin, daha doğrusu geçinemenin sıkıntısıyla bir olaylar silsilesine karışır genç adam. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (23) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 436 |
|
Devamını oku...
|
|
Kitaplar - Kitap Tavsiyeleri
Ekleyen: Gece Okur:)
Yazarın çocukluğunun efsunlarla, büyülerle fazla haşır neşir olan teyzelerinin yanında geçtiğini okumuştum bundan birkaç yıl evvel. Kitaplarında da onların anlattığı masalların etkisi olduğunu düşünmüşümdür. Zira, G. G. Marquez, bundan evvel İtalo Calvino için bahsettiğim "büyülü gerçelik" diye adlandırılan akımın öncüsü. Hayatın içinden olayları gayet gerçekçi bir dille anlatırken zaman zaman kullandığı fantastik cümleler ve o cümlelerin sırıtmaması aksine okuyucuyu içine çekmesi bakımından onun en önemli özelliği.
Bir cinayetin anlatıldığı kırmızı pazartesi'de de ölen ve öldürenlerin en baştan bilinmesine rağmen, o dönemde yaşanılan sıkıntıların, aşkların, bana tuhaf gelen namus belasının o insanlar için de önemli olduğunun, Bunun için neler yapabileceklerinin, tesadüfler ve olaylar döngüsü tıpkı bir polisiye okur gibi dinamizmi her satırda sürüyor. Yüzyıllık yalnızlık'ta da bunda da tek sıkıntım, kitabın başında ispanyolca isimlerin (hemen her kişinin bir de baba adını kullandığı düşünülecek olursa) uzun, telaffuzu zor ve birbirine çok benzer olmasıydı. Ancak bir yerden sonra uzun zamandır tanıyormuş hissiyle, kitabın bitmemesini dileyerek ve aslında merak ettiklerinizin cevaplarını alıp da bitmesini dileyerek bitiriliyor. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (19) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 517 |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 3 Toplam: 28 |