A blog of all section with no images
Yerdeniz Büyücüsü - Ursula K. Le Guin Yazdır E-posta
(5 oylar)
Kitaplar - Kitap Yorumları
Ekleyen: Meral

Fantastik edebiyat dünyasının kraliçesi Ursula K. Le Guin'in meşhur Yerdeniz beşlemesinin (aslında üçleme olarak yola çıkılmış)ilk kitabı Yerdeniz Büyücüsü. Çok gençken masal gibi okuduğum bu kitabı bir kez daha okumaktan ilkine benzemeyen yoğun bir keyif aldım. Kitaptaki yaratıcılık insanı hayranlıktan öte allak bullak ediyor. Kitapta kurulan dünya, düzen, ilişkiler, tabiat, güç sistemi, bilgi sistemi, insanlar ve diğer varlıklar bir anlamda bildiğimizden çok farklı bir anlamda da felsefenin yarattığı ideal dünyalara benziyor.


Yerdeniz Büyücüsü Çevik Atmaca annesinin doğumda ölmesiyle yetim kalır. Basit bir köy cadısı olan teyzesi ondaki büyücülük gücünü fark eder ve ona bildiği basit büyüleri öğretir. Bu bilgileri düşmana karşı kullanarak köyünü savunan Çevik Atmaca ilk ustası sayılabilecek Ogion tarafından keşfedilir ve isimlendirilir. Gücünü yitirmemesi için ismini saklamak zorunda olan Ged, Ogion’un köyünde , onun yanında çıraklık günlerine başlar. Ged adını korumalıdır. Çünkü bir varlığa büyü yapmak isteniyorsa onun adı mutlaka bilinmelidir. Ve doğadaki her şeyin gerçek bir adı vardır. Kayaların, dağların, insanların, hayvanların, ağaçların, yaprakların, rüzgarların…Bu adlar bilindiğinde onlara yapılan büyüler daha kuvvetli olur. Ve bir şeyin adını bilmiyorsanız onunla konuşmanız, onu ikna etmeniz de zordur.

Yorumlar (1) | Favori olarak ekle (52) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 320

Devamını oku...
 
Gün Olur Asra Bedel - Cengiz Aytmatov Yazdır E-posta
(14 oylar)
Kitaplar - Kitap Yorumları
Ekleyen: Rumeysa Can

Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir.. gider gelirdi… 

Bu yerlerde demiryolunun her iki yanında ıssız, engin, sarı kumlu bozkırların özeği Sarı-Özek uzar giderdi. 

Coğrafyada uzaklıklar nasıl Greenwich meridyeninden başlıyorsa, bu yerde de mesafeler demiryoluna göre hesaplanırdı. 

Trenler ise doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir.. gider gelirdi… 

Boylu boyunca uzayıp giden Sarı-Özek bozkırının Boran’lı istasyonunun yanına kurulmuş küçük bir köyde yaşayan bir grup insanı ilmek ilmek işleyen Cengiz Aytmatov’un bu takdire şayan eseri bütün dünyada geniş yankılar uyandırmıştır. Birbirinden ilginç ve sürükleyici konuları bütünleştirerek sunmasını en iyi bilen yazar olan Aytmatov’un bu romanının kahramanı Yedigey Cangeldin, cepheden döndükten sonra, Kazak bozkırlarında küçük bir aktarma istasyonunda çalışmaya başlar. Henüz yeni olduğu bu bölgede binbir zorluğa karşı dayanıp ayakta kalmak için (bunda eşi Ukubala’nın çok büyük payı vardır) çalışırlarken Kazangap’la tanışır ve Kazangap onlara yardımcı olur ve bulundukları bu zorluktan onları kurtarır. 

Yorumlar (5) | Favori olarak ekle (52) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 1173

Devamını oku...
 
Diriliş Neslinin Âmentüsü - Sezai Karakoç Yazdır E-posta
(8 oylar)
Kitaplar - Kitap Yorumları
Ekleyen: Rumeysa Can

Düşüncelerini, kelimelerin en manidar halleriyle kucaklaşıp, adeta serpiştirircesine size sunan ve bunu yaparken kâh gülümseten, kâh düşündüren, kâh hayallere daldıran bir isim… Ve bu ismin, cilalanmış, eski kokan ahşap sandıklarınki gibi dümdüz, pürüzsüz, bazen loş bazen berrak satırları… İşte “Diriliş Neslinin Âmentüsü”, işte hakikat!

Türkiye’nin en önemli isimlerinden Sezai Karakoç (1975’te ilk sekiz bölümü, 1976’da ise son bölümleri tamamlanıp ilk baskısı yapılan) Diriliş Neslinin Âmentüsü’nde, amaçlarını ve bu amaçların merdivenlerini anlatmıştır. 10. baskısında henüz tanıştığımız bu mühim eser, Sezai Karakoç okumaya başlarken ilk basamak olabilir diyebileceğimiz bir eserdir.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (67) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 467

Devamını oku...
 
Yanımda Kimse Yok - Nadine Gordimer Yazdır E-posta
(3 oylar)
Kitaplar - Kitap Yorumları
Ekleyen: Administrator

Kişinin içinde yaşadığı dünyayı ve kendisine yabancılaşmış olduğunu bilmesi demek olan yalnızlık evrensel bir duygudur..

Bütün insanlar yaşamlarının en az bir döneminde kendilerini yapayalnız bir kişi gibi duyumsarlar. Ve de gerçekten yalnızdırlar. Yaşamak, gizemli bir gelecekte varacağımız yere gitmek için geçmişte bulunduğumuz yerden yola koyulmak demektir. Yalnızlık, insan duygusunun en derindeki gerçeğidir.

Yalnız olduğunu bilen ve bir başkasını arayan tek varlık insandır.  En büyük yalnızlıklar ise kalabalıklar içinde yaşanandır.Doğası gereği insan, kendi varlığını bir başkasında gerçekleştirme özlemi içinde ve doğaya “Hayır” diyerek yaşar - kendi kendini yaratan insanın bir “doğası”ndan söz etmemiz doğruysa eğer. İnsan özlemdir, kavuşmak için bir aranıştır. Bu yüzden, kendi varlığını tanır tanımaz kişi, bir eş ya da arkadaştan yoksun olduğunu anlar, yalnızlığının bilincine varır. Yalnızlık kendini bilmektir.
Yaşam yalnızlıktır aynı okumak gibi...uyanık olmak demek dünyada yapayalnız olmak demektir.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (33) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 308

Devamını oku...
 
Doğmamış Bir Çocuğa Mektup - Oriana Fallaci Yazdır E-posta
(22 oylar)
Kitaplar - Kitap Yorumları
Ekleyen: Rumeysa Can

İlk defa vize oluyordum. Her zamanki tatlı sınav heyecanı içime dolmuştu. Bunun yanı sıra, ilk defa karşılaşacağım bir türe olan merakım sayesinde yerimde duramıyordum. Nihayetinde sorular önüme gelmişti. Bir besmele çektim, gözlerimi yumdum... Ve Başladım!... Hiç zorlanmadan tüm soruları cevapladım. İlk ben teslim ettim kağıdımı. Sınıftan çıkabilirdim ama oturmayı yeğledim. Canım sıkılıyordu ama dışarı çıksam da sonuç değişmeyecekti.

Sandalyem hocanın hemen karşısındaydı. Canımın sıkıldığını gören öğretmenim, masasının üzerinde duran iki kitabından birini istersem okuyabileceğimi söyledi. Gözlerimin içine bakarak gülen gözleriyle, sıcacık gülümsedi. Hemen kitapları alıp, göz gezdirdim. Bir tanesi ciddi bir esere benziyordu. O esnada yeterince sıkılmıştım, o kitabın beni açmayacağını düşündüm. Diğer kitabınsa ismi hem tanıdık geliyordu hem de merak uyandırıyordu. Onu alarak okumaya başladım...

 

Yorumlar (1) | Favori olarak ekle (73) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 3246

Devamını oku...
 
Pirinç - Su Tong Yazdır E-posta
(0 oylar)
Kitaplar - Kitap Yorumları
Ekleyen: Meral

Geçen hafta okuyup bitirdiğim, ancak yoğunluk-yorgunluk nedeni ile paylaşamadığım kitaplardan biri Çinli yazar Su Tong'un Pirinç adlı romanı.

Bu bir aile tarihi ve dönem romanı. Ana tema olarak aile tarihi ağır bassa da 20. yüzyılın başlarında Çin'in kültürel, ekonomik ve sosyolojik durumu hakkında epey fikir veriyor.

Halkı yaşamını pirinç çiftçiliği ile sağlayan bir köyde doğan Beş Ejder, köyünde büyük bir sel olup, pirinç ekmek artık mümkün olmadığında büyük bir şehire gitmeye karar verir. 20 li yaşlarının başındaki Beş Ejder'in cebinde parası, üzerinde iyi bir giysisi yoktur. Şehire sadece pirinçle mutlu olmayı bilen benliğini ve karnını doyurmayı sağlayacak kas gücünü getirmiştir. Beş Ejder kokusuyla büyülendiği pirinç yığınının bulunduğu ticarethanenin sahibinden boğaz tokluğuna bir iş ister.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (48) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 354

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 10 Toplam: 103
 
 
 

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
 

Sitede Arama Yap

Login Form for BuletinPlazza

Son Yorumlar

Bir Geyşanın Anıları - Arthur ...
bu kitap okunmuyorda yaşanıyor sanki.o günlerde orada olmayı...
devamı -->

Siyah Kan - Jean-Christophe Gr...
Bu yazarı okumanızı tavsiye ederim
devamı -->

Siyah Kan - Jean-Christophe Gr...
kitaplığımda bekleyen okusam mı okumasam mı dediğim bir kita...
devamı -->

Siyah Kan - Jean-Christophe Gr...
aRkadasLar bu oyLe bir kitapKi insan sanKi oLayLarın iCindey...
devamı -->

Dijital Kale - Dan Brown
admin tebr. bende benden başka kimse çözebildimi diye hekese...
devamı -->

Ziyaretçi Sayacı

Bugün163
Dün238
Bu Hafta699
Bu Ay7957
Toplam162233