Siyah Kan - Jean-Christophe Grange Yazdır E-posta
(7 oylar)
Kitaplar - Kitap Yorumları
Ekleyen: Administrator

Image" Hiç havasızlıktan boğulmuş bir kimsenin kanının rengini merak ettiniz mi? Ya da bir kavanoz balın ne gibi zararlar verebileceğini?"

Siyah Kan’ı kitapçıda gördüğümde bunların ilginç gelebileceğini tahmin etmiyordum. Ama kitabı okudukça ürperdim. Katilin cinayet ritüeli beni şok etti. Gerçek dışı bir durum söz konusu değil ve baştan sona kadar tutarlı bir anlatım.

Jean-Christophe Grangé, Gerilim / Macera türünde ne kadar usta olduğunu bir kez daha kanıtladı. Aslında bir "bünye" meselesi bu kitabı okumak. Hani kan görmeye dayanamayanlarımız vardır. Siyah Kan’dan sonra artık kan kelimesini okumaya da dayanamaz hale geliyorsunuz. Ama kendini de bir çırpıda okutan bir roman. Aklın sınırlarını çoktan aşmış bir seri katil ve "olamaaazzz" dedirten cinayetler..
Siyah Kan, Fransız yazarın 5. kitabı. Diğerleri gibi bu da bir anda bestseller listelerinde zirveye yerleşmeyi başardı. Kitabın Fransızca ismi "La Ligne Noire". İngilizce baskılarında ise "Black Line" olarak geçiyor. Her ikisi de dilimize "Siyah Yol" olarak çevrilebilir. Ancak ülkemizde yayımlanan baskısında kitabın ismi "Siyah Kan" olarak geçiyor. Mantıklı bir isimlendirme olmuş. Çünkü kitap boyunca siyah kan ve günahlardan arınma arasındaki ilişki, törensel ve kriminal bir bakış açısı ile verilmiş.
Artık seri katil filmlerinde ya da kitaplarında alışageldiğimiz gibi; katilin kimliğinin başlarda saklanması ve sonrasında ise kahramanlarımızın bu esrarengiz kişiliği ortaya çıkarması gibi bir durum söz konusu değil. Yazar daha kitabın ilk sayfalarında katille ve "akıl almaz" cinayet ritüeliyle yüzleştiriyor bizi. Tabi ilk başta okuyucunun kafası soru işaretleriyle doluyor. Sonra sonra anlıyoruz korkunç gerçeği. Müstehcenlik ve vahşet ilginç şekilde bir araya getirilmiş. Ve gayet başarılı da bir birliktelik olmuş. Bir seri katilin cinayetlerinin arkasında temel itki nedir?
Kitapta Marc Dupeyrat adlı gazetecimizde bu sorunun cevabını arıyor. Bahsi geçen katil ise Jacques Reverdi kimliğinde. (Masum bir isim gibi görünüyor..)

Tabi söz konusu olan bir macera romanı ise kahramanımızın (Marc) yanına bir de bayan karakter lazım. O da Hatica isminde bir manken. Marc cinayet itkisini öğrenmeye çalışırken aklına hapishanedeki Reverdi ile temas kurmak geliyor. Bir bayan kılığında (Sahte bayan ismi Elizabeth, sahte fotoğrafı ise Hatica’ya ait..) mektup yollamaya başlıyor azılı katilimize. Hemen şunu belirteyimki yazar bu katile aşırı bir zeka yüklemiş. Oldukça kurnaz. Ve de planlı çalışıyor. Geçmişinde serbest dalışta birçok rekora imza atmış olan Reverdi "Elizabeth" den gelen bu mektupları okuyor ve sonra aklına bir oyun oynamak geliyor. Kendisine cinayet işleten duyguyu bu kıza (Marc’a) bizzat yaşatacak. Böylece Güney Doğu Asya’ya bir yolculuk başlıyor. Katil mektuplaşmalarla Marc’ı cinayet işlediği yerlere götürüyor ve sırlarını anlamasını sağlıyor. Romanın sonlarında Marc Dupeyrat’ı bu sırların hepsini anlamış olarak görüyoruz. Hem de bu konuda bir kitap yazacak kadar.. Çığlık filmini izleyenleriniz bilir. Film içinde film çekilir. Ve çekilen bu filmin ismi de Çığlık’tır. Bu romanda da benzeri bir durum var. Kahramanımız bir kitap yazmaya başlıyor. Ve yazdığı kitabın ismi de Siyah Kan. Kısa süre de çok satanlara yerleşiyor. Ancak baştan beri korktuğu şey başına geliyor. İdama mahkum olan Reverdi olay yeri tatbikatı sırasında kaçmayı başarıyor. Ve bilin bakalım nereye gidiyor? Sırlarını çalıp tüm dünyayla paylaşan Marc’ın ve sahte kimliğindeki fotoğrafın sahibi Hatica’nın yaşadığı yere, Paris’e! Marc’ı ve Hatica’yı bir korku sarıyor tabiki. Ölüm korkusu. Biraz ilerleyince de unutulmaz bir sahne (sayfa) ile karşılaşıyorsunuz. Jacques Reverdi, Marc ve Hatica’yı yakalamış, bir oda da tam karşılarında oturuyor. Tabiki korkunç cinayetlerine yenilerini eklemek için. (Eminim Marc işte o anda merak ettiği cinayet itkisini anlamıştır..) Ama kurtuluyorlar. Mantıklı bir biçimde. Hani yoksa yazar kurguya uydurmak için saçmalamış derdik. Ancak burada da gayet başarılı. Derken polis kaçmaya çalışan Reverdi’yi öldürüyor.
Bundan sonra bende rahat bir nefes aldım. Ama halen kitabın bitmesine yaklaşık 50 sayfa vardı. Tekrar bir huzursuzluk kapladı içimi. Ve ilerleyen sayfalarda ne oldu dersiniz? Şu söz konusu "cinayet itkisi" ni anlayan Marc, meğer bir katilmiş. Hemde Reverdi’nin hayranı bir katil! (O andan itibaren Marc bizim kahramanımız değildir artık :) Üstelik öldürmeyi düşündüğü kişilerin başında da güzeller güzeli Hatica geliyormuş!

Kitabın özeti böyle. Okurken tuttuğum notlarıma baktığımda birkaç önemli noktayı daha hatırladım. Bunlardan biri Marc’ın kişilik betimlemesindeki eksiklik. İnanın uzun bir süre bu karakterin boyu, kilosu ve saçlarının rengi konusunda çelişkide kaldım. Ana karakteri zihninizde canlandıramayınca okumak nasıl bir hal alır tahmin edersiniz.. Bir diğer önemli nokta ise kitabın kapağı. Kırmızı arkaplan üzerinde siyah yazı ve çizim. Ancak bu çizim kandan çok sigara dumanı hissi uyandırdı bende. Fransızca baskısındaki kapağında cinayetlerin işlendiği ormanlık alan bulunuyor ve kitap için bu çok daha uygun olurdu.
Son söz; jean-Christophe Grangé gerilim severler için kaçırılmayacak bir kitaba imza atmış. Seri katillerle ilgili yazılıp çizilecek bir şey kaldı mı diyenlere farklı tarzıyla güzel bir cevap.

Yazan: ndm
Orjinal adres :
http://www.ideefixe.com/kitap/elestiri.asp?elestiri=418858

 Kitapları internet üzerinden çok daha ucuza alabilirsiniz...

Etiket fiyatı 23,00 ytl olan bu kitabı internet üzerinden yaklaşık %20 - 30 ucuza alabilirsiniz...

Kitapyurdu.com dan satın al (17,34 ytl)*

Netkitap.com dan satın al (18,00 ytl)*


* = bu fiyatlar içeriğin eklendiği zaman ki fiyatlardır. Şuan ki fiyatları değişebilir ama genelde daha düşük yönde olur bu değişiklik... Linke bi' tıklayın belki daha da ucuza alabilirsiniz bu kitabı...
Her iki site de güvenli sitelerden onlarca kez kitap almışlığım vardır o sitelerden hem de sorunsuz ve ucuza, zahmetsizce:d



Favori olarak ekle (41) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 1081

Yorumlar (9)
RSS yorumları
1. 26-11-2007 15:29
Kitap ilk çıktığında afişini gördüğümde okurken duyacağım heyecandan emin olarak aynı heyecanı duymuştum yüreğimde. Kendi gibi fiyatı da ´özel´ olan kitabı alıp okuyabilmek aylar sonrasına nasip oldu. Heyecanın ve gerilimin hiç dinmediği bir kitap. Grange yine farklı olduğunu gözler önüne seriyor. Katilin adeta bir sanatçı gibi cesetleri işlemesi, üzerlerine titremesi ve onca emeği yabana atılır gibi değil. Cinayetler tam bir ritüel havasında. Daha da güzel olanı bu ritüelin parçalarını sayfaları devirirken yavaş yavaş öğreniyor olmamız. Kitabın 350. sayfasından sonrasını (gece karanlığında okumak için geceye kadar sabrettim) nefesimi tutarak kalbim doludizgin atarak okudum. Fakat en sonu beni sukutu hayale uğrattı doğrusu. Pek çok film de aynı son var malesef. Kitabın yarısında gazeteci ritüeli çözdüğünde kitabın gerisinde bizi ve gazeteciyi bekleyen olayları tahmin etmiştim fakat yazarın bu denli klasikleşeceğini tahmin edememiştim. Hep daha farklı bir sürpriz bekliyordum yazardan; zira böyle bir sonu ben bile okurken öngörmüştüm. Bana işaretler filmini hatırlattı o filmde de yıllardır böyle bir film izlememiştim diye düşünürken finali herşeyi boş etmişti bir anda. Hüsran olan sonu -benim için tabii- dışında mükemmel bir kitap. Okumayı yeniden sevdiriyor kitaplara daha çok bağlıyor. Bir tespitim de yazarlar Hannibal´dan daha sapık bir katil yazmak konusunda yarış içindeler. Kötü Ruhta olduğu gibi bu kitapta da hissediliyor bu duruş bence. Fakat Hannibal Lecter yüzyılın katili, katillerin şahı, onun eline kimse su dökemez -Jaques Reverdi çırağı olabilir ama-. Kitabın adı Kara Kan olsaydı keşke; bence karanın taşıdığı gerçek ve yan anlamlar katilin sevdasının rengine daha çok uyardı. Böyle kitaplar okumak insana heyecan veriyor gerçekten. Bir de fiyatlar bu denli yüksek olmasa da aynı paraya daha çok alıp daha çok okuyabilsek keşke. Beklenen bir kitabı alıp okuyabilmek bir okura aylara mal oluyor. Hatta beğendiğim bir kitabı almaya güç getirene kadar bazen baskısı tükeniyor. Yayınevlerini biraz daha insafa davet ediyorum buradan.
Misafir
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
2. 18-05-2008 12:25
Siyah Kanı okumaya başladığımda heyecanı da sarmıştı beni. Bi taraftan merak ve heyecan içerisinde sayfaları yutarken bi taraftan da ya olm bi sabret ilk günden bitirme kitabı yavaş yavaş oku ki bu 22 ytl acıtmasın diyordum :) Elimden kaç kere bıraktım kitabı bitsin istemiyordum ama tiryakiler misali hemen elime alıyordum kitabı :) 
 
Ve dayanamadım ilk gün içerisinde bitirdim kitabı :) İnanılmaz bi kitaptı bana göre, sanki film izliyormuşum gibi herşey hazırdı. Senaryoyu Grange yazmış ben de yönetmen hem okuyup hem de seyrediyordum& 
 
Ne yazık ki ben de sonun farklı olmasını bekleyenlerdenim& Ama hani bu beklenti katilin benim gözümdeki saygınlığındandı& Hani iyiler kazansın vardır ya ilk defa katil kazansın istedim ama olmadı en azından devam ettirilebilirdi gazetecimiz sayesinde ama o da :( 
 
Sonuç olarak Siyah Kan bana göre Grangeın en iyi kitabı. Siyah Kanın referansı ile diğer kitaplarınıda okumak istiyorum& 
 
Kızıl Nehirleri okudum o da çok güzeldi bana göre& Kurtlar imparatorluğunu da tam alacakken Kanal D de filmini izledim :( 
 
Bir de kitap fiyatları biraz daha düşük olsa be& 
 
Ah aahhh
Kayıtlı
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
3. 17-05-2008 12:50
Arkadaslar inanın Kızıl Nehirler'den sonra bu eseri okumak beni o kadar mutlu etti ki.. 
Ve kitaplar arasında hiçbir benzerlik yok mesela Dan Brownun kitapları birbirine çok benziyor sürükleyici kitaplar olmasına rağmen benzerlik var. Grange tek kelimeyle muhteşem. Bir yerden sonra tamam artık sonunu kestirebiliyorum sonu bence şöyle olmalı diyordunuz ama bir bakıyorsunuz sonuç çok farklı. Kitabın sonunu hayal edemiyorsunuz, asla tekrara yer yok bu kitapta. Abarttığımı düşünenler olabilir. Kelimelerle ifade edemiyorum güzellikleri. Cinayet sahnelerini okuduğumda açıkcası etkilenmedim. Yani, anneme anlattım hayret etti "Nasıl bunları okuyorsun?" diye. Fakat Reverdi'nin ölmesini istemiyordum. Ölümü biraz basit olmuş. O kadar zeki bir insan böyle basit ölmemeliydi. Son kitabını aldım onu okuyacağım. Bu akşama biter. Gerçekten bir solukta okunacak kitaplar... Okumayanlara tavsiye. 
 
eğer hayal gücünüzü zorlamak kan ve cinayet istiyorsanız cevap basit. GRANGE &
Misafir
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
4. 17-05-2008 12:38
Olayı sıcağı sıcağına okuduğum için midir bilmem yazarın her okuduğum kitabı bir öncekinden daha sürükleyiciymiş gibi geliyor. Yalnız kitabın sonunu hesaba katmazsak siyah kan yazarın en beğendiğim kitabı. Herhangi bir yazar için yazılabilecek en güzel bitiş olabilir. Ama söz konusu grang olunca daha iyisi olabilirdi diye düşünüyorum.Grange'in kitaplarında dikkatimi çeken bişey daha var. Olayın kahramanlarını Müslümanlardan seçiyor.(Mağripli karım ve Hatica).İslam dinine karşı bir sempati duyuyor gibi. İleride din değiştirirse şaşırmaktan çok, sevinirim.
Misafir
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
5. 03-04-2008 22:20
vahşete ne kadar dayanabilirsiiz ?
Jean-Christophe Grange'ın bu kitabını okurken, bu kadar vahşetle karşılaşacağımı düşünmemiştim. Ancak, bu öyle bir vahşet ki, hem okurken dayanamayacağınızı hissediyor hem de okumadan duramıyorsunuz. Kurgusu mükemmel, detaylar o kadar güzel aktarılmış ki, kendinizi olay mahalinde hissediyorsunuz. Bu benim romanlarda aradığım en önemli özelliktir. Ama, gerçekten, romanın geçtiği yerlerde olsaydım dayanabilr miydim, bilmiyorum.  
Polisiye, cinayet sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Misafir
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
6. 15-05-2008 14:52
Süper Bir Kitap
Bence bu adamn bütün eserlerini okuyun. Tek kelimeyle süper :x
Misafir
Punishment
7. 12-06-2008 00:14
sLm
aRkadasLar bu oyLe bir kitapKi insan sanKi oLayLarın iCindeymiş Gibi Bir Hisse KapIlıyor.Ben ilk cıkdıgında oKumusdum Şiddetle OkunmaSını tAvsiye eDiyorum Okadar Bagımlısı OlmusdumKi okulda Derslerde Bile bu kitabı okuyodum.Tam 2 gunumu aldı kitabı bitirmek kesinlikle takdire deger bi kitap :) ;)
Misafir
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
8. 12-06-2008 16:50
sLm
kitaplığımda bekleyen okusam mı okumasam mı dediğim bir kitap bu. filmlerden sonra okuyacağım ilk jean Christophe grange kitabı olucak.
Misafir
irem
9. 17-06-2008 00:04
Mükemmel Bir Yazar
Bu yazarı okumanızı tavsiye ederim
Misafir
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
 

Sitede Arama Yap

Login Form for BuletinPlazza

Son Yorumlar

Bir Geyşanın Anıları - Arthur ...
bu kitap okunmuyorda yaşanıyor sanki.o günlerde orada olmayı...
devamı -->

Siyah Kan - Jean-Christophe Gr...
Bu yazarı okumanızı tavsiye ederim
devamı -->

Siyah Kan - Jean-Christophe Gr...
kitaplığımda bekleyen okusam mı okumasam mı dediğim bir kita...
devamı -->

Siyah Kan - Jean-Christophe Gr...
aRkadasLar bu oyLe bir kitapKi insan sanKi oLayLarın iCindey...
devamı -->

Dijital Kale - Dan Brown
admin tebr. bende benden başka kimse çözebildimi diye hekese...
devamı -->

Ziyaretçi Sayacı

Bugün158
Dün238
Bu Hafta694
Bu Ay7952
Toplam162228