Uzun zamandır boşladığımın bilincinde olarak bugünü güncelleme günü yapmaya karar verdim; ancak karar vermekle icraate geçmek arasında fark olduğundan bakalım gün bize neler gösterecek.Şimdiye kadar sanırım sadece tek bir kitap güncellemesi yaptım, bu ayıbımı kabul ediyorum ve itiraf ediyorum evet “pek kitap okumuyorum”..Lisedeyken okuduğumun yarısı kadar okusam kardır ama maalesef şahsım bu konuda pek bir pasif..Geçen gün tatile gelen kardeşim “bana kitap al..” diyerek beni kitapçıya sürüklediğinde, aklıma uzun zamandır yeniden okumak için can attığım bu kitap geldi ve bende satın alarak evime geldim..
Lise’de okumuştum, sanırım lise 1’di, okul kütüphanesinde ne varsa okuyorduk o dönemlerde.. Paulo Coelho’nun bir romanı oluyor kendisi ve okuduğum dönemlerde beni çok etkilemişti.Kitap konu itibariyle, Veronika isimli kızımızın intihar düşünceleri ve bunu gerçekleştirmesi ile başlıyor.Asıl önemli olan da intihar eden bu kızın; hayatına son vermek için öyle büyük sorunlarının, altından kalkamayacağı dertlerinin olmaması.Herkesin imreneceği bir hayat sürerken; iyi bir okuldan mezun, iyi bir işi olan, ayrı yaşayan, gününü gün eden bir yaşam ve imkanlara sahipken bu hayattan vazgeçmeyi tercih etmiş olması..Böylesi bir yaşama sahipken neden intihar eder ki bir insan.Bunu bir gizem olarak kitabın sonuna falan sakladıkları yok; daha kız hap alıp gözlerini yummadan bütün gerekçelerini anlatıyor okuyanlara; sıradanlığın sıkıntısından ve gelecekte başına gelecek sıkıntı verici durumlardan kaçınmak için yaptığını söylüyor bunları..
“Şimdiye kadar hiç kendi istediğim gibi yaşayamadım, hep birilerini mutsuz ederim düşüncesi ile, aile mi hayal kırıklığına uğratırım endişesi ile yaşadım.Asla tam anlamıyla mutlu olmadım; istediğim mesleği seçemedim, istediğim gibi diğerlerini özgürce sevemedim.İlerde ne olacak peki ; evleneceğim, çocuklarım olacak, sıkıntılarım olacak, kendimi onlara adayacağım, onlar beni bırakıp gidecek, terk edeceğim veya terk edileceğim..Şimdiden gördüğüm bu geleceği neden kabul edeyim ki; kendi isteğimle bu noktada bırakmak varken..” diye başlıyor anlatmaya..Şimdi yazarken onun bu düşüncelerini eleştirecek çok şey buluyorum bende; ama okurken aynı düşüncelerde olamıyor insan.Her ne kadar yaptığı yanlışta olsa, sanki yazar önceden okuyucunun böyle bir tepki verebileceğini sezmişçesine Veronika’ya “siz ne karışıyorsunuz ki, bu benim hayatım ve benim yaşam veya ölüm tercihim, haddinizi bilin ve düşüncelerinizi kendinize saklayın” dedirtiyor adeta..Konuşamıyoruz, düşünemiyoruz, fikir beyan edemiyoruz o anda; zira Veronika daha en başında susturuyor bizi, haddimizi bilip siniyoruz bir kenara..
Zaten belli bir süre sonra, kendimizi de serbest bırakıyoruz; bir yerde Veronika’yı haklı gördüğümüz bile olabilir.Okuyucu ile o kadar çok oynayan bir kitap ki, düşünceleri, hayata ve insanlara bakış açısını bire bir etkiliyor.Veronika intihar ettikten sonra, gözlerini bir hastanede açıyor, ölmemiş ama aldığı ilaçların etkisi ile kalbi zara görmüş, en fazla bir haftalık ömrü kaldığını öğreniyor.Ancak yatırıldığı hastane sıradan bir hastane değil; yaşadığı yerin en ünlü ve en korkulan akıl hastanesi..Bu kadar iyi bir yaşamı, gençliği ve güzelliği varken bir kız nende intihar eder ki diyen bir tek biz olmadığımız için, hayatının geri kalan zamanını burada geçirmesine karar veriliyor.Hastane, kar amaçlı çalıştığından burada hem gerçekten akıl sağlığı yerinde olmayanlar var, hem de deli numarası yapan sağlam insanlar..Veronika durumunu öğrendikten sonra, o kadar da şok yaşamıyor, madem öleceğim bunun için bir hafta neden bekleyeyim ki yeniden intiha ederim ve bu işi bir an önce bitiririm diyerek ona yardım edecek kişiler aramaya başlıyor..
Ama işte hayat, ne kadar değerli olduğunu zor anlarda gösteriyor insanlara..Veronika okuduğumuz her bir sayfada, değişen düşüncelerini gösteriyor bize.. Bu kitap aslında sadece onun hikayesini değil, akıl hastanesinde tanıdığı diğer insanların da hikayelerini anlatıyor.Gerçekten kendini bırakanı, numara yapanı; “deli” olmanın beyinde bir takım madde eksikliğinin sonucu olduğunu düşüneni, “deli” olmanın “istediğin şekilde yaşamak ve diğerlerinin eleştirilerinden kurtulmak için” bir şans olduğunu düşüneni..Dolu dolu bir kitap, her bir sayfası insanın bakış açısını değiştiriyor gerçekten.Deli olmak aslında; normalliğin dışında davranmaktır; o zaman bu “normalliği” belirleyen şey nedir, diyen bir çok soru sorduruyor insana; ve sorduğu bu sorulara kendisi cevap veriyor.Kesinlikle öneririm, denk düşerseniz, aklınızın bir köşesinde en azından” güzel” bir kitap olduğu geçsin..
Etiketler: Can Yayınları • Dünya Klasikleri • Haldun Pamir • Paulo Coelho • Roman • Veronika Ölmek İstiyor



505 |







This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.