Giriş Registration
Kitap Adı:
Yazar Adı:
Ekleyen: dipnotkitap.net
Yayın Evi:
Sayfası:
Orjinal Adı:
Çevirmen:
Baskı Tarihi:
Fiyatı:
LoadingOkunacak Kitaplar Listesine Ekle
Yanılsamalar Kitabı – Paul Auster (Dipnotkitap.net Toplantısı)

Dipnot kitap klubu toplantı notları

* Bundan sonra okunacak 3 kitabın siparişleri yapıldı. Bunu izleyen oturumların tarihleri, hangi kitapların kimler tarafından yönetileceği ve tarihleri saptandı.
* Kitap kulübünün sanal dünyaya açılışı ve bununla ilgili neler yapılması gerektiği, başta Eren arkadaşımız olmak üzere diğer üyeler tarafından ayrıntıları ile ifade edildi.
* Kulübe katılan yeni sanal üyelerin bizleri memnun edişi, onların da tartışma ortamına katılmaları için tartışma sırasında konuşulanların not edilmesinin uygun olduğu karara bağlandı.

OTURUM NOTLARI:

Arzu Yıldırım arkadaşımız, kitabın yazarı hakkında bizlere tatmin edici bilgiler vererek oturumu açtı. Kitabı içeren çok özlü güzel bir özet bunu izleyecekti. Arzu dikkatleri önce “YANILSAMA” kelimesini üzerine çekti.. Çünkü bu kitap için, bu kelime bir şifre idi ve Arzu bunu çok güzel yakalamıştı… Böylece ana fikre doğrudan giriyorduk. Ayrıntı sonradan gelecekti. Şimdi Arzu’nun kendi kaleminden notlarını aktarıyoruz:

YANILSAMA: kelime anlamı olarak “Yanlış algılama ve duyu yanılması” psikolojide ise “var olan nesne veya canlıyı yanlış ayrımlı veya değişik olarak algılama”, “illuzyon” anlamında kullanılmaktadır.

Yanılsamalar Kitabı’’nda da David Zimmer’in peşine düşen bizler yolun sonunda Paul Auster’a mı ulaşıyoruz acaba? Yazarlarla kahramanları arasında çoğu kez olabilecek bağlar burada da mevcut olabilir mi?

Auster’ın Biografisi : Çağdaş Amerikan edebiyatının en parlak -ve de popüler- yazarlarından biri olan Paul Auster yazmaya 12 yaşında başladı. Columbia Üniversitesi’nde Fransız, İngiliz ve İtalyan edebiyatı okudu. Fransızca çeviriler yaptı; 1979 yılında babasının ölümünün ardından, onu konu aldığı bir yaşamöyküsel roman olan ”Yalnızlığın Keşfi’ni yazdı. Denemeler ve şiirler kaleme aldı.1986-1990 yılları arasında Princteton Üniversitesi’nde çeviri dersleri verdi. Auster, şairlik, çevirmenlik, deneme ve senaryo gibi çeşitli alanlarda da eserlere sahip.

Yanılsamalar Kitab’ baştan sona birtakım kavramlarla ilgili yanılsamalarla doludur. ‘Kimlik’, ‘ölüm’, ‘gerçeklik’, ‘aşk’ ve ‘tutku’ gibi birtakım yanılsamalar mevcuttur. Romanın labirentimsi bir polisiye kurgusu bulunmaktadır.

Bu kurgunun ip uçlarını da Auster kitabın başında, “İnsanın bir tek ve hep aynı yaşamı yoktur. Peş peşe eklenen birçok yaşamı vardır ve çektiği acıların nedeni de budur.” diyen Chateaubriand’ın sözleriyle vermektedir.

Chateaubriand, 19.yy Fransız yazarı olarak ‘romantikler’ arasında yer almıştır. 18.yy. sonunda Avrupa’nın Fransız İhtilali ile kucaklaşması sırasında ansızın meydana gelen kırılmaların sonucu olarak yeni bir duyarlılk başlamıştır. Romantik sıkıntı bir değer krizinin sonucunda oluşmuştur. Hiç hayal kalmamıştır. İstekler sınırsızca genişlemiştir. ”GENÇLER DOLU BİR KALPLE BOŞ BİR DÜNYADA OTURUR ve hiç birşeyin tadına varamadan herşeye karşı gözü açılır.” Bu tutkular dalgası Chateaubriand için bir acıdır…

Sonra tekrar Paul Auster’e dönen Arzu, yazarın bu kitaptaki benzer olayları ne denli yaşayıp yazdığı konusunda bir fikir tartışması başlattı… ve arkadaşlara söz verdi.

Eren arkadaşımız yazarın zaman zaman kendi özel köşesine çekilerek, kendini dinleyerek, kendisi üzerinde bir çok tahliller yaparak, yazılar-eserler ortaya çıkardığını, bu sıralarda oldukça içe dönük çalıştığını, özellikle senaryo yazarı olarak çok başarılı olduğunu, “Smoke” adlı filmin senaryosunun da dikkatini çektiğini bizlere aktardı.

Aliye arkadaşımız söze girerek yazarla yapılmış bazı ropörtajlardan bahsetti. Bu yüz yüze görüşmelerde yazarın, sırf içe dönüklüğü ile değil ama zaman zaman çevresi ile kurduğu iletişimlerde de gündeme geldiğini belirterek, Eren ‘in yazar hakkındaki fikirlerine ekleme yaptı.

Arzu tekrar kitaba dönerek 22. sayfadaki şu satırları bizlere açtı: “Sinema görsel bir dildi, iki boyutlu bir ekrana görüntüler yansıtarak öyküler anlatma“ biçimiydi.

Bu noktada Nevcihan arkadaşımız “-ses ve renk eklenince 3. bir boyut yansıması doğdu, ama bu aynı zamanda görüntülerin saflığını alıp götürdü” şeklindeki alıntıyı ilave ederek, kendinsin de buna katıldığını , bu durumda bizlerin hayal gücüne daha az işin kaldığını bunun tatmin edici olmadığını söyledi.. Ve bunun aynı zamanda hayal gücü yaratıcılığını zedelediğini, zararlı olduğunu belirtti. Deniz de bu fikre katıldığını belirtti. Ve şu alıntıyı ilave etti. Geçmişte “karşımızdaki ekran bir dünyaydı ve iki boyutluydu. Üçüncü boyut bizim kafamızdaydı” (syf.23).

Deniz , “Uçak kazası” üzerinde biraz fikir yürütmek istediğini, David Zimmer ‘in (roman kahramanı) ailesini elim bir uçak kazasında kaybetmekten kaynaklanan önemli bir ruhsal darbe aldığını, psikolojik tedavi almasının çok gerekli olduğu halde buna yanaşmayıp aylarca kendisini içkinin kucağına atarak yok etmek istercesine yaşarken, bir gün Hector Mann ‘ın sessiz filmindeki sanatının kendisinin oldukça dikkatini çektiğini söyledi.

Dikkatini “kendisinin ve bunalımının “ dışına taşıyabilen bu ilginin onu tekrar hayata bağladığı vurgulandı. Bunalımdan çıkış için terapi kabul etmeyen D.Zimmer bu noktadan sonra kendi kendisinin doktoru oluyor. Ruhsal bunalımlarda en yaygın belirti dikkat dağınıklığı olarak görülür. David Zimmer dikkatini Hector Mann üzerine yoğunlaştırınca büyük ölçüde kendi ruhsal terapi yöntemini kendi geliştirmiş oluyor ve kendini iyileştirmeyi başarıyor.

32. sayfanın sonunda dahiliye doktoru ile yaptığı konuşma bunu gözler önüne seriyor. “Bu yöntemi, bunalımın eşiğindeki her akıllı kişi yapabilir. Bu kitabın güzel bir önerisi olarak ortaya çıkıyor” diye fikrini belirtti Deniz.

Arzu 61. sayfada, “dünyanın bir yanılsama olduğu” ile ilgili satırlar olduğunu, eserdeki olaylarla, yaşananlar ile hissedilen şeylerin farklı olduğunu bunun da bir çeşit yanılsama olduğunu belirtti. 61.sayfa ortalarından bununla ilgili bölümler okudu.

Yanılsamalarla ilgili açıklamalar başlayınca Aliye söz aldı. Duyularımızın bizi yanıltabileceğini, bir olgunun çeşitli kişiler ve görüş açıları ile sürekli olarak değişik bir biçimde yorumlanabileceğini belirtti.

Yanılsamalar kitabını kulübümüze öneren Aliye arkadaşımız “Dünyanın en önemli tiyatro festivali sayılan Edinburg’un bu yılki gözdesinin Kubilay Tuncer’in yazıp Lale Mansur ‘la oynadığı “Olağan Mucizeler” oldu diyerek bize oyun hakkında bilgi vermeye devam etti. Oyunun temasının, Yanılsamalar kitabının ana fikrine uygunluğu Aliye ‘nin dikkatini çekmişti. Bize de bu bulguları aktardı


Etiketler:
Bu yazı izin alınarak eklenmiştir. Orjinal adresi aşağıdadır.

This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.

Senin Düşüncelerin Nedir?

Rss Feed Tweeter button Facebook button Technorati button Reddit button Myspace button Linkedin button Webonews button Delicious button Digg button Flickr button Stumbleupon button Newsvine button